18 Temmuz 2009 Cumartesi

1970 Dünya Kupası

Jules Rimet adıyla düzenlenen son dünya kupası olmasına rağmen birçok yönden ilklerin kupasıydı. Avrupa ve Güney Amerika dışında düzenlenen ilk turnuva, aynı zamanda televizyonda renkli olarak yayınlanan da ilk dünya kupası oldu. Ayrıca sarı ve kırmızı kartlar da ilk kez bu turnuvada kullanıldı. Ancak hakemler turnuva boyunca kırmızı kartlarına hiç başvurmadılar.

Bir başka ilk de oyuncu değişikliğine izin verilmesiydi. Her takımın maç içinde 2 oyuncu değiştirme hakkı vardı. Turnuvanın açılış maçında Viktor Serebryanikov’ın yerini alan Anatoly Puzach kupa tarihinde oyuna sonradan giren ilk oyuncu, Sovyetler Birliği de oyuncu değişikliği yapan ilk takım oldu. Meksika’lı Juan Basaguren ise takımının El Salvador’u 4-0 yendiği maçta attığı golle kupa tarihinde oyuna sonradan girip gol atan ilk oyuncu oldu.

Birçok otorite tarafından dünya kupaları tarihinin en zevkli turnuvası olarak gösterilen 1970 Meksika Dünya Kupası’na dair en kötü olay ise elemelerde yaşandı. Honduras – El Salvador maçında çıkan olaylar iki ülke arasında sıcak çatışmalar yaşanmasına neden oldu ve orduların da devreye girmesiyle sınır çatışmalarında 2000 insan yaşamını yitirdi.

Fransa, Arjantin ve İspanya turnuvaya katılamazken işi savaşa kadar götüren El Salvador, İsrail ve Fas’la birlikte turnuvaya ilk kez katılan takımlardan biri olmayı başardı. Böylece Fas, 1934 İtalya Dünya Kupası’na katılan Mısır’dan sonra Afrika’nın büyük arenadaki ikinci temsilcisi oldu.

El Salvador, elemelerde işi savaşa kadar götürmesine rağmen turnuvayı golsüz ve puansız kapattı. İsrail ve Fas puan almayı ve gol atmayı başarmalarına rağmen grup sonunculuğundan kurtulamadılar.

Ev sahibi Meksika’nın kadrosunda yer alan Jose Vantolra’nın ilginç bir özelliği vardı. Jose’nin babası Martin Vantolra, 1934 İtalya Dünya Kupası’nda İspanya forması ile mücadele etmişti. Böylece bu ikili finallerde farklı takımlarla mücadele eden ilk ve tek baba, oğul oldular.

Son şampiyon İngiltere ile birlikte bir önceki kupanın finalistleri Brezilya ve Çekoslovakya’nın yer aldığı C grubu (her ne kadar o zamanlar böyle bir tabir kullanılmasa da) turnuvanın ölüm grubuydu. İngiltere’nin kaptanı Bobby Moore turnuva öncesinde, takımının hazırlıklarını sürdürdüğü Kolombiya’da bir kuyumcudan bileklik çaldığı suçlamasıyla 3 gün gözaltında kaldı ve daha sonra delil yetersizliğinden serbest bırakıldı. İngiltere kalecisi Gordon Banks’in gruptaki Brezilya maçında yaptığı kurtarış ise yüzyılın kurtarışı olarak adlandırıldı ve bugün bile jeneriklerde gösteriliyor. İngiltere bu maçı 1-0 kaybetmesine rağmen gruptan çıkmayı başardı. Çeyrek finalde ise Almanya karşısında 2-0 önde götürdükleri maçı 3-2 kaybettiler. Böylece Almanya 4 yıl önceki final maçının rövanşını aldı. Almanlar da yarı finalde uzatmalarda İtalya’ya 4-3 kaybetti. Günümüzde, Azteca stadının önünde yüzyılın maçı olarak gösterilen bu karşılaşmaya dair bir anıt bulunmakta. Almanlar’ın tesellisi ise golcüleri Gerd Müller’in 10 golle turnuvayı gol kralı olarak tamamlaması oldu.


İtalya’nın finaldeki rakibi, çeyrek finalde Peru’yu yarı finalde de Uruguay’ı eleyen Brezilya oldu. Her iki takım da kupayı daha önce 2’şer kez kazanmıştı. Final maçını kazanan Julet Rimes Kupası’nın ebedi sahibi olacaktı. Dünya kupasında son kez boy gösteren Pele final maçının ilk golünü attı. Bu gol Brezilya’nın kupa tarihindeki yüzüncü golüydü. İtalya, ilk yarı bitmeden Roberto Boninsegna ile durumu 1-1’e getirse de Brezilya Gerson, Jairzinho ve Carlos Alberto Torres ile bulduğu gollerle maçı 4-1 kazanıp kupanın ebedi sahibi oldu. Jairzinho da kupa tarihinde final dahil tüm maçlarda gol atan ilk oyuncu oldu. Sadece 3 ay önce takımın başına geçen Mario Zagallo da kupayı hem teknik direktör hem de futbolcu olarak kazanan ilk isim oldu. Bu başarıyı daha sonra Franz Beckenbauer tekrar edecekti.


Dünya Kupası Yazı Dizisi

Hiç yorum yok:

Blog Widget by LinkWithin