3 Cara Makan Sehat Tanpa Pengorbanan
8 yıl önce
Sinema, tiyatro ve spor ağırlıklı olmak üzere hayata dair karaladıklarım.
Futbol sohbetlerinde en sevmediğim laftır uyum süreci. Başarılı olamayan futbolcu için uydurulmuş bir kılıftır. Neyin uyumundan bahsediyoruz ki. Adamdan beklenen yıllardır yaptığı işi, ekmek parasını kazandığı oyunu oynaması. Bu nedenden uyum süreci kötü futbolcuya biraz daha zaman kazandırmaktan başka bir şey değildir. Uyum süreci dediğiniz zaman geçtikten sonra da o futbolcudan aldığınız verimde gözle görülür bir artış olmadığını fark edersiniz. Oysa kaliteli futbolcunun lugatında uyum süreci diye bir şey yoktur. O, ekmek parasını kazandığı işi nerede olsa en iyi şekilde yapabilir.
Türk futbolunda nefret tohumlarının en yoğun olduğu sezon geride kaldı. Fenerbahçeliler, Türkiye'nin %50'si olmadığından çoğunluğun sevindiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Peki şimdi Bursaspor şampiyon oldu diye Fenerbahçe'nin şampiyon olabileceği korkusuyla ağzı olanın konuştuğu son 10 haftada söylenenleri unutup kafamızı kuma mı gömeceğiz.
Bu akşam bayanlar voleybolda Türkiye Kupası finalinin ilk ayağı oynandı. Ben de hem olimpik bir sporda Şampiyonlar Ligi seviyesinde final oynayan ilk Türk takımı Fenerbahçe Acıbadem'e teşekkür etmek hem de sıkı bir Fenerbahçe taraftarı olarak gönül verdiğim takımı bu zorlu final mücadelesinde yalnız bırakmamak için tribündeki yerimi aldım.
Olimpik bir takım sporunda Şampiyonlar Ligi seviyesinde final oynayan ilk Türk takımı olmayı başaran Fenerbahçe Acıbadem için ne söylesek az. Bu takımın bu sezon ne Türkiye'de ne de Avrupa'da bileğini bükebilen olmadı. Şu anda o kadar heyecanlı, mutlu ve gururluyum ki çok fazla bir şey yazamıyorum. Umarım yarın sarı melekler Türk spor tarihinin ilk Şampiyonlar Ligi kupasını kazanır.
Maçtan önce Lugano'nun dönüşüyle yeniden düzene giren ve 4 maçtır kalesini gole kapatan Fenerbahçe savunmasından bahsetmiştik. Dün akşam orta saha da takım savunmasına önceki maçlara göre çok daha fazla katkı yapınca Fenerbahçe oyunda sağladığı üstünlüğü skora da yansıtarak çok kritik bir galibiyet aldı.
Milli takım Kayseri'de Estonya'yı zorlanarak yenerken, Bosna deplasmanında Dünya Kupası ümitlerimizi tüketti. Olur da Bosna hem Estonya hem de İspanya maçlarında puan kaybeder, biz de hem Belçika deplasmanında hem de Ermenistan maçında kazanırsak ve bütün bunlar olurken en kötü grup ikincisi olmamayı başarabilirsek bu iş olacak. Bu iş olacak dediğim şey baraj maçı oynayacak olmamız. Yani bu kadar zor ihtimalin gerçekleşmesi halinde bile bizi oldukça zorlu 2 maç bekliyor olacak. Neyse kıscası artık bu iş çok zor ve bunu söylemek bile insanı kahrediyor.
Fenerbahçe yeni sezonun en kötü performansını gösterdi. Emre ilk maçlardaki istekli oyunundan çok uzaktı. Emre, kötü oynayınca agresifleşiyor. Bunun sonucu da kırmızı kart oldu. Roberto Carlos çok pas hatası yaptı. Gökhan Gönül'ün yokluğunda savunmanın sağında görev yapan Bekir beklenildiği gibi hücuma katkı yapamadı. Kazım yıldız olma peşinde, yine çok şahsi oynadı. Son 20 dakikada oyuna giren Semih de bir kez daha ilk 11 oyuncusuyum diye bağırdı.
Pini Balili (Sivasspor -> Antalyaspor) : Hızıyla akıllarda yer eden bir forvet. Zico bile onun için Türkiye'nin en hızlı adamı demek zorunda kalmıştı. Sivasspor'a da sonradan oyuna girerek de olsa önemli katkı yapıyordu. Bence Antalyaspor'a faydalı olur. Sivas, zaten gönderdiği futbolcuların eksikliğini hissetmeye başladı bile.
Matteo Ferrari (Genoa -> Beşiktaş) : Bence çok önemli transfer. Defans oyuncusu ve İtalyan. Daha fazla bir şey söylemeye gerek var mı.
Ümit Karan (Galatasaray -> Eskişehirspor) : Birkaç kere keşke Fener'e gelse dedirtmişti bana Ümit Karan. Kısa süreli Ankaraspor macerasını hatırlıyorum da Eskişehir'de iş yapar gibi geliyor bana.
Özer Hurmacı (Ankaraspor -> Fenerbahçe) : Onun da bonservis bedeli çok fazla. Kalitesinden şüphem yok ancak kadroda yer bulmak istiyorsa çok çalışmalı. Özer'in en büyük şansı Aykut Kocaman'ın sportif direktör olması. Aykut'un yol göstereciliğinde Özer, Fenerbahçe'ye katkı sağlayacaktır diye düşünüyorum.
Elano Blumer (Manchester City -> Galatasaray) : Andre Santos için söylediklerim onun için de geçerli. Bu sezon başarılı olamama gibi bir lüksü yok. Galatasaray'a büyük katkı yapacaktır.
Abdul Kader Keita (Lyon -> Galatasaray) : Takımın sisteminin gerektirdiği ve ihtiyaç duyulan bir mevkiye yapıldığı için başarılı olsa da olamasa da bence çok doğru transfer. Zaten başarılı olmaması zor gibi görünüyor.
Yarın Şampiyonlar Ligi kuraları çekilecek. Beşiktaş son sıradan da olsa üçüncü torbada yer almayı başardı. Beşiktaş'ın Platini'ye 2 kere teşekkür etmesi gerek. Güçlü ülkelerin takımlarını birbirine kırdıran, zayıf ülkelerinin şampiyonlarının ayrı bir yoldan Şampiyonlar Ligi'ne gelmelerini sağlayan yeni sistem Beşiktaş'a hem 3. torbanın yolunu açtı hem de 4. torbanın zayıf ekiplerden oluşmasını sağladı. Beşiktaş 4. torbadan Wolfsburg'u çekmezse rahat bir şekilde ilk 3'e girer. Teknik direktör Mustafa Denizli olunca hemen "0" çekme senaryoları yazılmaya başlandı. Bense tam aksini düşünüyorum. İyi bir kura ve fikstür ile Mustafa Denizli de sistemini oturttuğu takdirde Beşiktaş gruplardan çıkabilir. Daha önce de yazmıştık. Bu sene toplanacak her puan altın değerinde. Fenerbahçe ve Galatasaray'dan UEFA Avrupa Ligi'nde beklentim yüksek. Beşiktaş da Şampiyonlar Ligi'nde onlara katkı yapabilir.
Sakatlık ya da herhangi bir talihsizlik yaşamamaları halinde bu futbolcuların bu sezona damga vurmaması sürpriz olur. Her ikisi de şu anda Brezilya milli takımının futbolcusu ve kim ne derse desin bu adamların kafalarındaki en önemli şey 2010 Dünya Kupası'nda milli formayı giymek. Hedef Brezilya Milli takımının bir parçası olmak olunca, rekabetin ne kadar fazla olduğunu çok iyi bilen bu iki futbolcu bu sezon limitlerini zorlamaları gerektiğinin farkındalar. Daha ilk haftalardan attıkları gollerle de bize keyifli dakikalar yaşatmaya başladılar.
Fenerbahçe ve Galatasaray işi ilk maçtan bitirirken, Trabzonspor ve Sivasspor ise kendi evlerinde 3'er gol yiyerek ilk maçtan havlu attılar. Daha önce de yazmıştık. Fenerbahçe ve Galatasaray, bu yıl en üstü hedeflemeliler. Onların toplayacağı puanlara ihtiyacımız var. Sivasspor ya da Trabzonspor'dan biri de onlara eşlik edebilseydi daha güzel olurdu. Artık onlara düşen görev rövanş maçlarından puan alıp, ülke puanına katkıda bulunarak Avrupa'ya veda etmek.
Takımlarımızın bu sezon UEFA Avrupa Ligi'nde göstereceği performansın ne kadar önemli olduğunu blogda daha önce yazmıştık. Uzun sürmesini umduğumuz yolculuğa bu gece başlıyoruz. Hedef 4 takımımızın birden tur atlayıp gruplara kalması. Bu, Avrupa'da en az 24 maç daha oynamak anlamına geliyor.