Masa Tenisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Masa Tenisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ağustos 2009 Pazar

Askerde Güzel Bir Hafta #2

Çeyrek final kuraları çekiliğinde yarı finale çıkmam garanti gibiydi. Masa tenisi konusunda pek tecrübesi olmayan ve turnuvaya eğlenmek için katılan Engin'le eşleşmiştim. Tıpkı benim gibi bir kısa dönem çavuş olan Engin de ilk turda şanslı bir kura çekmiş ve kendisi gibi oyunun acemisi olan Talat'ı elemişti. Sonuçta bu turu da 3-0'lık skorla rahat geçmiş ve yarı finalist olmuştum.

Yarı final için kura çekilmedi. Finalde 1 asker, 1 komutan olması için bu turda askerlerle komutanlar eşleştirildi. Rakibim, bölüğümüzün yaşça en büyük askeri Süleyman Abi idi. Oldukça iyi oynuyordu ve turnuvanın favorilerindendi. Bu turda işim zor diye düşünsem de önceki 2 maç ısınmamı sağlamıştı ve bu maçı da 3-0 alarak finale çıkmayı başardım. Bu, Pazartesi, Çarşamba ve Perşembe'den sonra Cuma günü de öğle mesaisinden yırtıp, maça çıkmak anlamına geliyordu.

Finaldeki rakip, izlediğim maçlarını çok üstün bir oyunla kazanan bir yarbaydı. Bölük komutanımız, bölük astsubayımız ve okulda yanında çalıştığım yüzbaşının desteğiyle çıktığım final maçında ilk set finale yakışır oldu. İyi direnip bir kaç kere avantajı da yaklamıştım ancak sürekli uzayan seti sonunda 26-24 kaybettim. Moral bozucu bu ilk sete rağmen ikinci sette de direnmeye devam ettim. Ancak rakip güçlüydü. Bu seti de 21-19 verince gardım düştü son seti de verip maçı 3-0 mağlup bitirdim. Şampiyonluğu kaybetmiştim ama askerliğin o gergin atmosferinden sıyrılıp keyifli ve eğlenceli bir hafta geçirmiştim. Askerliğini yapmış olanlar bunun ne kadar kıymetli olduğunu iyi bilirler.

Askerde Güzel Bir Hafta #1

Askerde Güzel Bir Hafta #1

Askerliğimin en keyifli haftalarından birini geçirmemi sağlamıştı masa tenisi. Sabah içtiması sonrası her gün en az 3 kere yaptığımız gibi bölükten, mesaimizi yaptığımız okul binasına doğru yürürken ortaya atılmış bir fikirdi turnuva organize etmek. Erken yaşlarda bu oyunu oynamaya başlamış ancak uzun süredir raketi eline almayan, sosyal aktiviteye aç bir asker olarak ben de isim yazdırmıştım hemen. Sonradan komutanların da turnuvaya katılacağını öğrenmek pek de hoşuma gitmemişti açıkçası. Rahat oynayamayacağız diye düşündüm.

Derken kuralar çekildi, maç saatleri belirlendi. Maçlar hafta içi öğleden sonra mesai saatlerinde oynanacaktı. Masa, spor salonunda olduğundan maçlara kamuflajla değil, spor kıyafetle katılmak gerekiyordu. Mesai saatlerinde yanlarında çalıştığımız komutanlardan gerekli izinler alındı. Spor kıyafetler hazırlandı ve spor salonunun yolu tutuldu. O gün işim uzadığından ve benim maçım günün son maçı olduğundan ben salona geldiğimde turnuva başlamıştı. Askerlerle komutanları spor kıyafetler içerisinde gerginlikten, bağırış çağırıştan uzak eğlenirken görünce askerlikte sosyal faaliyetin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladım. Rahat oynayamayız diye düşünüyordum ama ortamı görünce bunun yersiz bir önyargı olduğunu anladım.

Fazla ısınma imkanı bulamadan ilk maçıma çıktım. Rakibim, bilgisayar işlerinde sıkça yardımcı olduğumdan beni tanıyan ve seven bir binbaşıydı. Maçta rahat olmamı sağlayan bir başka etken de buydu sanırım. Set vermeden 3-0 kazandığım bu maç, beni çeyrek finale taşıdı. Bu, iki gün sonra yine öğleden sonra mesai yapmak yerine, masa tenisi oynayarak keyifli bir gün geçirmek anlamına geliyordu. Ama az daha bana pahalıya patlıyordu bu galibiyet. Maçtan sonra okul binasında kitap tercümesi yaptığım odaya döndüğümde mağlup ettiğim binbaşı, yanında çalıştığım yüzbaşıya kalınca bir kitap getirmiş, ellerindeki kitap bitince buna başlarlar artık diyordu. Neyse ki şaka yapıyordu. Ben de 2 gün sonra oynayacağım çeyrek final maçındaki rakibimi beklemeye başlamıştım.

Askerde Güzel Bir Hafta #2
Blog Widget by LinkWithin