Dünya Kupası Yazı Dizisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dünya Kupası Yazı Dizisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Temmuz 2009 Cumartesi

1930 Dünya Kupası

Son iki olimpiyatı şampiyon olarak tamamlayan Uruguay’ın ev sahipliğinde gerçekleşen ilk dünya kupası. Bağımsızlığının yüzüncü yılını kutlayan Uruguay, turnuva için yaptırdığı stadyuma Centenario (yüzyıl) adını verdi. Bu turnuva, katılım için eleme maçı oynamaya gerek olmayan tek dünya kupasıydı. Ayrıca tüm maçların aynı şehirde (Montevideo) oynandığı tek dünya kupasıydı. İlk dünya kupası olduğu için haliyle bir çok ilk de bu kupada gerçekleşti. Kupa tarihinin ilk golü, ülkesinin Meksika’yı 4-1 yendiği maçta Fransız Lucien Laurent'den geldi.

Sarı ve kırmızı kart 40 yıl sonra uygulamaya koyulacaktı ancak o yıllarda da hakemler, futbolcuları oyundan atabiliyorlardı. Peru'lu Placindo Galindo da Romanya maçında kupa tarihinin oyundan atılan ilk futbolcusu oldu. Kupa tarihindeki ilk penaltı golünü Meksika'lı Manuel Rosas, Arjantin kalecisi Angelo Bossio'ya attı.

Bert Patenaude, ABD'nin Paraguay'ı yendiği maçta kupa tarihinin ilk hat-trickini yaptı. ancak bu unvanı alması 76 yıl sürdü. 2006'ya kadar FIFA ilk hat trick olarak Patenaude'den 2 gün sonra hat trick yapan Arjantin'li Guillermo Stabile'nin hat trickini kabul ediyordu. Bunun nedeni Patenaude'ın gollerinden birinin takım arkadaşı Tom Florie'ye yazılmasıydı, ancak FIFA 2006 yılında bu golün Patenaude'a ait olduğunu kabul etti.

İlk grupta Arjantin’in Fransa’yı 1-0 yendiği maçı, hakem Almeida Rego yanlışlıkla erken bitirmiş, Fransız oyuncuların itirazları üzerine Arjantinli oyuncular duştan gelip kalan 6 dakikayı oynamış ancak skor değişmemişti. Yine bu gruptaki Arjantin Şili maçı turnuva tarihinin en genç 2 teknik direktörü olan 27 yaşındaki Juan Jose Tramutola ile 29 yaşındaki Gyorgi Orth'i karşı karşıya getirmişti. Şili'yi de 3-1 yenen Arjantin grubu lider tamamlamış ve yarı finale çıkmayı başarmıştı.

Ev sahibi Uruguay’ın grubunda oynanan ve yalnızca 300 kişinin izlediği Romanya Peru maçı ise dünya kupaları tarihinin en az seyircili maçı oldu. Hem Romanya'yı hem de Peru'yu yenen ev sahibi Uruguay grubu lider tamamladı ve yarı finalist oldu.

Yarı finallerde Arjantin ABD’yi Uruguay da Yugoslavya’yı aynı skorla 6-1 yenerek finale çıktı. Final 2 yıl önceki olimpiyat finalinin rövanşı olacaktı. Final maçında iki takım da kendi toplarının kullanılmasını istedi. Arjantin, kendi topuyla oynanan ilk yarıyı 2-1 önde tamamladı, Arjantin'in 2. golünü kaydeden Guillermo Stabile, turnuvayı da 8 golle gol kralı olarak tamamlayacaktı. Uruguay’ın topuyla oynanan ikinci yarıda ise ev sahibi takım 3 gol atarak maçı 4-2 kazandı ve Fransız heykeltraş Abel Lafleur tarafından tasarlanan kupayı müzesine götüren ilk takım oldu. Bu büyük başarının ardından, final maçının ertesi günü olan 31 temmuz Uruguay’da resmi tatil ilan edilecekti.

Dünya Kupası Yazı Dizisi

24 Temmuz 2009 Cuma

1934 Dünya Kupası


Bu turnuva Avrupa'da gerçekleştirilen ilk dünya kupasıdır. Aynı zamanda takımların katılmak için eleme maçı oynadıkları ilk turnuvadır. Hatta ev sahibi İtalya bile turnuvaya katılmak için Yunanistan ile eleme maçında karşılaşmış ve ilk maçı 4-0 kazandıktan sonra Yunanistan'ın çekilmesi üzerine finallere katılmaya hak kazanmıştır. Bir sonraki turnuvadan itibaren ev sahibi takımın doğrudan katılması kuralı koyulmuş ve İtalya kupa tarihinin eleme maçı oynayan tek ev sahibi olmuştur.

Son şampiyon Uruguay, kendi ülkesinde düzenlenen ilk dünya kupasına katılmayan Avrupa takımlarını protesto etmek amacıyla bu turnuvaya katılmadı ve bir sonraki turnuvaya katılmayan tek son şampiyon olarak tarihe geçti. Arjantin ve Brezilya ise B takımlarını göndererek daha yumuşak bir protesto gerçekleştirdiler.

Meksika, Kübayı eleyip finallere katılmaya hak kazanmıştı. Ancak ABD de son anda başvuruda bulundu. Böylece turnuvanın başlamasına 3 gün kala Roma'da ABD ve Meksika eleme maçı oynadılar. Maçı ABD kazandı. Böylece Meksika finallere katılamadan, o kadar yolu boşu boşuna gelmiş olarak geri dönmek zorunda kaldı. Bileti son anda Meksika'nın elinden kapan ABD ise ilk maçında ev sahibi İtalya'ya 7-1 yenilerek elendi. ABD'nin tek golünü atan Aldo Donelli aynı zamanda ünlü bir amerikan futbolu oyuncusuydu. İtalya ise daha sonra İspanya ve Avusturya'yı da eleyerek finale çıkmayı başardı.

Mısır, turnuvaya katılarak dünya kupasına katılan ilk Afrika takımı oldu. Bir Afrika takımının dünya kupasında maç kazanmasına ise henüz 44 yıl vardı.

Turnuvayı 7 golle gol kralı olarak tamamlayan Oldrich Nejedly'nin forma giydiği Çekoslovakya, Romanya, İsviçre ve Almanya'yı eleyerek finalde İtalya'nın rakibi oldu. 4 yıl önce Arjantin formasıyla final maçına çıkan Luis Monti, aradan geçen sürede İtalyan vatandaşlığına geçmişti ve bu kez İtalya formasıyla dünya kupası finaline çıkıyordu. Monti, kupa tarihinde 2 ayrı takımla final oynayan tek futbolcu. İki takımın da kaptanlarının kaleciler olduğu tek final maçını 2-1 kazanan ev sahibi İtalya böylece ilk dünya şampiyonluğunu kazanmış oldu.

Dünya Kupası Yazı Dizisi

22 Temmuz 2009 Çarşamba

1938 Dünya Kupası

Son şampiyonun ve ev sahibinin doğrudan katıldığı ilk dünya kupasıdır. Ev sahibi takımın turnuvaya doğrudan katılması kuralı halen uygulanıyor, son şampiyonun doğrudan katılması kuralı ise 2002 Kore Japonya Dünya Kupası’na kadar uygulandı. 2002’nin şampiyonu Brezilya ise 2006 Almanya Dünya Kupası için eleme oynamak zorunda kaldı.

Ev sahibi olmayı bekleyen Arjantin turnuva üst üste ikinci kez bir Avrupa ülkesine verilince elemlere katılmayarak durumu protesto etti. Uruguay da kendi evinde düzenlenen ilk Dünya Kupası'na katılmayı reddeden Avrupa takımlarını protestoya devam edip İtalya'dan sonra Fransa'ya da gelmedi. Avusturya ise turnuvaya katılmaya hak kazanmasına rağmen Hitler tarafından işgal edilince turnuvadan çekilmek zorunda kaldı. Bu nedenle turnuva 16 yerine 15 takımla düzenlendi.

Turnuva, grup aşamasının yer almadığı son kupaydı. Doğrudan eleme maçları yapıldı. İlk kez katılan takımlar Küba, Endonezya (o zamanki adıyla Dutch East Indies), Norveç ve Polonya idi. Bu takımlardan sadece Küba, ilk turu geçti. Avusturya katılmadığı için ilk turu doğrudan geçen İsveç çeyrek finalde de zayıf Küba’yı 8-0 ile geçip çok kolay bir şekilde yarı finalist oldu, ancak 4. sıra ile yetindi. Polonya ilk turda Brezilya’ya 6-5 mağlup olurken Polonyalı Ernst Wilimovski kupa tarihinde 1 maçta 4 gol atan ilk oyuncu oluyordu. Bu maçta 3 gol atan Brezilya’lı Leonidas ise turnuvayı 7 golle gol kralı olarak tamamlayacaktı.

Final maçı Macaristan’la İtalya’yı karşı karşıya getirdi. İtalya, Macaristan’ı 4-2 yenerek üst üste ikinci şampiyonluğunu alırken Vittorio Pozzo da dünya kupasını 2 kez kazanan ilk teknik direktör oluyordu. Aradan geçen bunca yılda kupayı 2 kez kazanmayı başarabilen başka bir teknik direktör çıkmadı.


Dünya Kupası Yazı Dizisi

21 Temmuz 2009 Salı

1950 Dünya Kupası



Brezilya'nın uzaklığı ve yol masraflarının bütçe için büyük bir külfet olarak görülmesi nedeniyle katılmaya hak kazanmamıza rağmen katılmadığımız dünya kupasıdır. Ayrıca kupanın Jules Rimet Kupası olarak anıldığı ilk turnuvadır. Bunun nedeni o yılın Rimet'nin FIFA başkanı olmasının 25. yıldönümü olmasıdır.

Turnuvadan çekilen tek ülke biz değildik. Hindistan ve İskoçya da çekilmişlerdi. Bu nedenle turnuva 16 yerine 13 takımla oynandı. Hindistan'ın çekilme nedeni FIFA'nın çıplak ayakla oynamalarına izin vermemesiydi. Bazı takımlar ise elemelere dahi katılmadılar. Bu kararlarda 2. Dünya Savaşı’nın etkisi büyüktü. Savaş zaten 1942 ve 1946 yıllarında turnuvanın gerçekleştirilmesine engel olmuştu. Hatta FIFA’ya göre, FIFA ikinci başkanı İtalyan Ottorino Barassi, savaş sırasında kupayı yatağının altındaki bir ayakkabı kutusunda saklamıştı. Bu turnuvada da Almanya savaş dolayısıyla elemelere alınmazken, Rusya, Çekoslovakya ve Macaristan da politik nedenlerden dolayı elemelere katılmadılar.

Turnuvaya ilk kez katılan tek ekip İngiltere'ydi. İlk maçında Şili’yi 2-0 mağlup eden İngiltere’nin ikinci maçında rakibi ABD idi. Daily Mirror, “Amerikalı amatörlere düştük” başlığını attı ama ABD, İngiltere’yi 1-0 yendi. İngiltere, bir sonraki grup maçında bu kez aynı skorla İspanya’ya yenilip elenirken İspanya grup lideri olarak final grubuna kalmayı başarıyordu. Final grubunu 4. ve son sırada tamamlayan İspanya ev sahibi Brezilya’ya 6-1 yenildi. Bu maçta da 1 gol atan Brezilyalı Ademir turnuvayı gol kralı olarak tamamlayacaktı.

Final lig usulü oynandığından turnuvanın gerçek anlamda bir final maçı yoktu. Ancak şampiyonluk şansı devam eden Brezilya ve Uruguay’ın son maçta karşılaşmaları nedeniyle bu maç, turnuvanın final maçı olarak kabul edildi. Brezilya’ya beraberlik yetiyordu, 1-0 öne geçmeyi de başardılar, ancak 2-1 kaybettiler. Bu mağlubiyete ihtimal bile vermeyen tribünlerdeki 200000 Brezilya taraftarı şoktaydı. Maçtan sonra 3 Brezilyalı kalp krizi geçirirken bir kişi de intihar ediyordu.

Dünya Kupası Yazı Dizisi

20 Temmuz 2009 Pazartesi

1954 Dünya Kupası

Resmi posterindeki ağlara giden top görüntüsünün hakkını verircesine tüm zamanların en yüksek gol ortalamalı (5.38) dünya kupası olmuştur. FIFA’nın kuruluşunun 50. yılında gerçekleştirilen turnuva televizyondan yayınlanan ilk dünya kupasıydı. Bizim için ise yeri apayrıdır. Çünkü bu turnuva, milli takımımızın katıldığı ilk dünya kupasıydı. Bizimle birlikte ilk kez katılan diğer iki ekip ise Güney Kore ve İskoçya’ydı.

Millilerimiz finallere o yıllarda averaj kuralının uygulanmamasının avantajını kullanarak geldi. İlk maçta 4-1 mağlup olduğumuz İspanya’yı rövanşta 1-0 yenerek, tarafsız saha Roma’da oynanıp 2-2 biten 3. maçın sonunda Franco isimli bir İtalyan çocuğun çektiği kura ile final vizesi aldık.

Turnuvaya katılan 16 takım seri başları ve seri başı olmayan takımlar olarak ikiye ayrılmıştı. Gruplarda seri başları, sadece seri başı olmayan takımlarla oynayacak dolayısıyla gruplar 4'lü olmasına rağmen her takım 3 değil 2 maç yapacaktı. Otoriteler İspanya’nın Türkiye'yi elemesine kesin gözle baktığından seri başı kontenjanlarından biri İspanya'ya ayrılmıştı. Böylece Türkiye bu kontenjanı kaparak 8 seri başından biri oldu. Bu sayede de grubunda yer alan Macaristan ile oynamaktan kurtuldu. Millilerimizin şanssızlığı ise grubumuza düşen seri başı olmayan takımlardan birinin turnuvayı şampiyon olarak tamamlayacak Almanya olmasıydı.

4-1’lik Almanya mağlubiyetinin ardından gelen 7-0’lık Güney Kore galibiyeti Almanya ile gruptan çıkmak için baraj maçı oynamamızı sağladı. Ancak bu maçı da 7-2 kaybettik. Tıpkı 48 yıl sonra olacağı gibi dünya şampiyonu bizim gruptan çıkmıştı ve biz bu takıma 2 kez boyun eğmiştik. Ancak 3 maçta attığımız 10 gol ile garip bir unvana da kavuşuyorduk. 3.33 ortalama ile dünya kupalarının en golcü takımı. Bu unvanı büyük arenaya geri dönüşümüz olan 2002 dünya kupasına kadar koruduk. 2002’de bu unvanı kaybederken çok başka unvanlar kazanacaktık.

İlk kez katılan diğer iki ekip Güney Kore ve İskoçya ise turnuvayı golsüz ve puansız kapattılar. Güney Kore’nin Macaristan karşısında aldığı 9-0’lık mağlubiyet dünya kupaları tarihinin en ağır yenilgilerinden biri oluyordu. Bu maçta hat-trick yapan Macar Sandor Kocsis, turnuvayı da 11 golle, gol kralı olarak tamamlayacaktı. Macaristan Güney Kore’nin ardından Almanya’yı da 8-3 yenerek grubu lider tamamlıyor ve çeyrek finalde Brezilya’nın rakibi oluyordu. Çeyrek finalde Brezilya’yı yarı finalde de Uruguay’ı aynı skorla 4-2 mağlup eden Macaristan beklendiği gibi finale çıkarken final yolunda oynadığı 4 maçta tam 25 gol atmıştı. Yarı finalde Macaristan’a boyun eğen son dünya şampiyonu Uruguay, dünya kupaları tarihinde ilk kez mağlup oluyordu.

Almanya ise milli takımımızı grupta eledikten sonra, çeyrek finalde Yugoslavya’yı 2-0 mağlup etti. Almanya’nın yarı finaldeki rakibi Avusturya’ydı. Avusturya, çeyrek finalde İsviçre'yi 3-0 geriden gelerek 7-5 yenmişti. Bu maç halen dünya kupaları tarihinin en gollü maçıdır. Almanya ise yarı finalde Avusturya’yı zorlanmadan 6-1 mağlup etti ve finalde Macaristan’ın rakibi oldu.

Final maçına hızlı giren Macarlar 8. dakikada 2-0 öndeydi. Bu durum akıllara 8-3 biten grup maçını getirse de Almanlar çabuk toparlandılar ve kısa sürede skoru 2-2 yaptılar. Son dakikalara doğru gelen golle de maçı 3-2 kazandılar. Böylece Almanya tarihindeki ilk dünya şampiyonluğunu kazanmış oldu. O yıllarda Almanya’da profesyonel futbol ligi olmadığı için tamamen amatör futbolculardan kurulu olan Alman milli takımının, dünyanın en iyi futbolcularından kurulu, son olimpiyat şampiyonu ve 31 maçtır yenilmeyen Macaristan’ı yenmesi tarihe Bern mucizesi olarak geçti ve Almanların 2. Dünya Savaşı sonrası yeniden ayağa kalkmalarının sembolü haline geldi.

Dünya Kupası Yazı Dizisi

19 Temmuz 2009 Pazar

1958 Dünya Kupası

Büyük Britanya'nın 4 takımının (İngiltere, Kuzey İrlanda, İskoçya, Galler) da katıldığı ilk ve tek dünya kupasıydı. Turnuvaya ilk kez katılan takımlar Kuzey İrlanda, Galler ve Sovyetler Birliği'ydi. Üç takım da ilk dünya kupalarında gruplarını ikinci sırada tamamlayarak çeyrek finale çıkmayı başardılar.

Çeyrek finalde Sovyetler Birliği ev sahibi İsveç'e 2-0 yenilerek turnuvaya veda etti. Galler de Brezilya'ya 17 yaşındaki Pele'nin golüyle 1-0 yenildi ve elendi. Dünya kupalarındaki ilk golünü bu turnuvada atan Pele takip eden 3 turnuvada da gol atarak 4 farklı dünya kupasında gol atan 2 oyuncudan biri olacaktı.

İlk kez katılan ekiplerden Kuzey İrlanda da çeyrek finalde Fransa'ya 4-0'la boyun eğdi. Bu maçta iki gol atan Fransız Just Fontaine turnuvada Rene Bliard'ın sakatlığı sayesinde forma şansı bulmuştu. Bu şansı çok iyi değerlendiren Fontaine turnuvanın sonunda 13 gole ulaşarak kırılması imkansız gibi görünen bir rekora imza atıyordu.

Büyük Britanya'nın diğer temsilcileri Kuzey İrlanda ve Galler'in aksine İngiltere gruptan çıkmayı başaramadı. Tek bir galibiyet dahi alamayan İngilizlerin grupta Brezilya ile 0-0 berabere kaldığı maç dünya kupaları tarihinin golsüz biten ilk maçı oldu.

Çeyrek finalde Galler'i mağlup eden Brezilya, yarı finalde de Fransa'yı 5-2 ile geçti. Bu maça hat trick yapan Pele damgasını vuruyordu. İsveç ise Sovyetler Birliği'nin ardından yarı finalde de son dünya şampiyonu Almanya'yı yenerek evindeki turnuvada finalde Brezilya'nın rakibi oldu.

İsveç takımının yıldızı Gunnar Gren ilk kez milli formayı giydiğinde henüz dünyaya gelmemiş olan Pele final maçına da attığı 2 golle damga vuruyor, maçı 5-2 kazanan Brezilya ilk kez dünya şampiyonu oluyordu. Bir başka ilk de kupanın ilk kez düzenlendiği kıtanın dışından bir takım tarafından kazanılmasıydı.
Dünya Kupası Yazı Dizisi

1962 Dünya Kupası


Ev sahibi Şili’nin hazırlıklar sırasında tarihin en büyük deprem felaketini geçirdiği, buna rağmen turnuvanın başlangıç gününe kadar tüm hazırlıkları tamamlamayı başardığı turnuva. Turnuvaya ilk kez katılan iki ekip Kolombiya ve Bulgaristan’dı.

Grup sonuncusu olan Kolombiya, tek puanını Sovyetler Birliği'nden alırken Kolombiyalı Marcos Coll, bu maçta Sovyetler Birliği kalecisi Lev Yashin'e dünya kupaları tarihindeki ilk ve tek kornerden doğrudan kaleye golü attı. Tıpkı Kolombiya gibi sadece 1 puan toplayabilen ve grup sonuncusu olan Bulgaristan ise dünya kupalarındaki 17 maçlık galip gelememe serisine burada başladı. Bu seriyi, ancak yarı finale yükseldikleri 1994 Dünya Kupası’nda sonlandırabileceklerdi.

Son şampiyon Brezilya, Ferenc Puskas'lı İspanya'nın da bulunduğu grubunu lider tamamladıktan sonra, çeyrek finalde İngiltere’yi yarı finalde de ev sahibi Şili’yi eleyerek finalist oldu. Brezilya ile aynı gruptan çıkan Çekoslovakya ise Macaristan ve Yugoslavya’yı eleyerek finalde Brezilya'nın rakibi oldu. Çekoslovak Vaclav Masek'in gruptaki Meksika maçının 15. saniyesinde attığı gol ise Hakan Şükür'ün 2002 Kore Japonya Dünya Kupası'nın üçüncülük maçında Kore’ye 11. saniyede attığı gole kadar kupa tarihinin en hızlı golüydü.

Final maçının ilk golü Çekoslovakya’dan gelse de sakatlanan Pele'nin yokluğunda Pele'nin beyaz dublörü olarak gösterilen Amarildo beraberlik golünü attı. İkinci yarının ortalarında Zito ile öne geçen Brezilya, Vava ile de skoru 3-1'e taşıdı. Vava bu golle gol sayısını 4'e çıkardı ve turnuvanın 6 gol kralından biri olmayı başardı. Vava, ayrıca bu golle iki ayrı dünya kupası finalinde gol atan ilk oyuncu oldu. İlerleyen yıllarda Pele, Paul Breitner ve Zinedine Zidane da bunu başardılar. Maçı 3-1 kazanan Brezilya, İtalya’dan sonra kupayı üst üste 2. kez kazanan ikinci takım oldu. Final maçını radyo başında dinleyen 4 Brezilya taraftarı ise heyecandan kalp krizi geçirip hayata veda etti.

Dünya Kupası Yazı Dizisi

18 Temmuz 2009 Cumartesi

1966 Dünya Kupası

World Cup Willie adlı maskotu ile dünya kupaları tarihinde bir maskotu olan ilk turnuvaydı. Turnuvanın başlamasına az bir zaman kala Londra'daki bir sergiden çalınan Jules Rimet kupasını, parkta çalıların arasında bulan Pickles (afacan) isimli bir köpek ise turnuvanın maskotu olan aslandan daha popüler oldu. Yetkililer kupanın bulunamama ihtimaline karşı bir kopyasını çoktan hazır etmişti ama Pickles sayesinde bu kopyanın kullanılmasına gerek kalmadı.

FIFA 1964 yılında Afrika şampiyonunun, Asya ya da Okyanusya şampiyonu ile baraj maçı oynaması yönünde bir karar almıştı. Afrika şampiyonunun kupaya doğrudan katılması gerektiğini düşünen Afrika takımları, bu karar nedeniyle turnuvayı boykot etti. Turnuvaya ilk kez katılan iki takım vardı: Portekiz ve K.Kore. İlk kez katılmalarına rağmen bu iki takımın yolları çeyrek finalde kesişecekti.

Kuzey Kore, grubun son maçında İtalya'yı yenip kupa tarihinde çeyrek finale çıkan ilk Asya takımı oldu. 36 yıl sonra ev sahibi olduğu turnuvada Güney Kore’de İtalya’yı eleyerek çeyrek finalist olacaktı.

Portekiz ise son iki kupanın şampiyonu Brezilya’nın bulunduğu grupta tüm maçlarını kazanarak lider oldu. Brezilya bu grupta Macaristan’ın da gerisinde kalınca, kupa tarihinde son şampiyon olarak geldiği turnuvada ilk turda elenen ilk takım oldu. Turnuvanın yenilerini karşı karşıya getiren çeyrek final maçı ise kupa tarihinin en unutulmaz geri dönüşlerinden birine sahne oldu. Portekiz 3-0 geriden gelip maçı 5-3 kazanırken Eusebio da 4 gol atıyordu. Turnuvanın yıldızlarından olan Portekizli Eısebio, 9 golle gol krallığını da kazanacaktı.

Ev sahibi İngiltere’nin lider tamamladığı ilk gruptaki Fransa Uruguay maçında karşı karşıya gelen, Pablo Forlan ve Jean Djorkaeff'in oğulları Diego Forlan ve Youri Djorkaeff de 2002 dünya kupasında karşı karşıya gelecekti.

İngiltere, Arjantin ve Portekiz’i eleyerek adını finale yazdırırken, Almanya da Uruguay’ı ve Sovyetler Birliğini eleyip finalde İngiltere’nin rakibi oldu. Almanlar’ın normal sürenin son dakikasında bulduğu golle skoru 2-2’ye getirdiği maçın uzatma dakikalarında Hurst’un attığı ve topun çizgiyi geçip geçmediği bugün bile tartışılmaya devam eden gol, turnuvaya damgasını vurdu. Turnuva başlamadan önce milli formayla sadece bir golü bulunan Geoff Hurst, uzatmanın son dakikasında bir gol daha bulup İngiltere’yi şampiyonluğa taşırken kendisi de dünya kupaları tarihinde final maçında hat-trick yapan ilk ve tek oyuncu olmayı başarıyordu.

Dünya Kupası Yazı Dizisi

1970 Dünya Kupası

Jules Rimet adıyla düzenlenen son dünya kupası olmasına rağmen birçok yönden ilklerin kupasıydı. Avrupa ve Güney Amerika dışında düzenlenen ilk turnuva, aynı zamanda televizyonda renkli olarak yayınlanan da ilk dünya kupası oldu. Ayrıca sarı ve kırmızı kartlar da ilk kez bu turnuvada kullanıldı. Ancak hakemler turnuva boyunca kırmızı kartlarına hiç başvurmadılar.

Bir başka ilk de oyuncu değişikliğine izin verilmesiydi. Her takımın maç içinde 2 oyuncu değiştirme hakkı vardı. Turnuvanın açılış maçında Viktor Serebryanikov’ın yerini alan Anatoly Puzach kupa tarihinde oyuna sonradan giren ilk oyuncu, Sovyetler Birliği de oyuncu değişikliği yapan ilk takım oldu. Meksika’lı Juan Basaguren ise takımının El Salvador’u 4-0 yendiği maçta attığı golle kupa tarihinde oyuna sonradan girip gol atan ilk oyuncu oldu.

Birçok otorite tarafından dünya kupaları tarihinin en zevkli turnuvası olarak gösterilen 1970 Meksika Dünya Kupası’na dair en kötü olay ise elemelerde yaşandı. Honduras – El Salvador maçında çıkan olaylar iki ülke arasında sıcak çatışmalar yaşanmasına neden oldu ve orduların da devreye girmesiyle sınır çatışmalarında 2000 insan yaşamını yitirdi.

Fransa, Arjantin ve İspanya turnuvaya katılamazken işi savaşa kadar götüren El Salvador, İsrail ve Fas’la birlikte turnuvaya ilk kez katılan takımlardan biri olmayı başardı. Böylece Fas, 1934 İtalya Dünya Kupası’na katılan Mısır’dan sonra Afrika’nın büyük arenadaki ikinci temsilcisi oldu.

El Salvador, elemelerde işi savaşa kadar götürmesine rağmen turnuvayı golsüz ve puansız kapattı. İsrail ve Fas puan almayı ve gol atmayı başarmalarına rağmen grup sonunculuğundan kurtulamadılar.

Ev sahibi Meksika’nın kadrosunda yer alan Jose Vantolra’nın ilginç bir özelliği vardı. Jose’nin babası Martin Vantolra, 1934 İtalya Dünya Kupası’nda İspanya forması ile mücadele etmişti. Böylece bu ikili finallerde farklı takımlarla mücadele eden ilk ve tek baba, oğul oldular.

Son şampiyon İngiltere ile birlikte bir önceki kupanın finalistleri Brezilya ve Çekoslovakya’nın yer aldığı C grubu (her ne kadar o zamanlar böyle bir tabir kullanılmasa da) turnuvanın ölüm grubuydu. İngiltere’nin kaptanı Bobby Moore turnuva öncesinde, takımının hazırlıklarını sürdürdüğü Kolombiya’da bir kuyumcudan bileklik çaldığı suçlamasıyla 3 gün gözaltında kaldı ve daha sonra delil yetersizliğinden serbest bırakıldı. İngiltere kalecisi Gordon Banks’in gruptaki Brezilya maçında yaptığı kurtarış ise yüzyılın kurtarışı olarak adlandırıldı ve bugün bile jeneriklerde gösteriliyor. İngiltere bu maçı 1-0 kaybetmesine rağmen gruptan çıkmayı başardı. Çeyrek finalde ise Almanya karşısında 2-0 önde götürdükleri maçı 3-2 kaybettiler. Böylece Almanya 4 yıl önceki final maçının rövanşını aldı. Almanlar da yarı finalde uzatmalarda İtalya’ya 4-3 kaybetti. Günümüzde, Azteca stadının önünde yüzyılın maçı olarak gösterilen bu karşılaşmaya dair bir anıt bulunmakta. Almanlar’ın tesellisi ise golcüleri Gerd Müller’in 10 golle turnuvayı gol kralı olarak tamamlaması oldu.


İtalya’nın finaldeki rakibi, çeyrek finalde Peru’yu yarı finalde de Uruguay’ı eleyen Brezilya oldu. Her iki takım da kupayı daha önce 2’şer kez kazanmıştı. Final maçını kazanan Julet Rimes Kupası’nın ebedi sahibi olacaktı. Dünya kupasında son kez boy gösteren Pele final maçının ilk golünü attı. Bu gol Brezilya’nın kupa tarihindeki yüzüncü golüydü. İtalya, ilk yarı bitmeden Roberto Boninsegna ile durumu 1-1’e getirse de Brezilya Gerson, Jairzinho ve Carlos Alberto Torres ile bulduğu gollerle maçı 4-1 kazanıp kupanın ebedi sahibi oldu. Jairzinho da kupa tarihinde final dahil tüm maçlarda gol atan ilk oyuncu oldu. Sadece 3 ay önce takımın başına geçen Mario Zagallo da kupayı hem teknik direktör hem de futbolcu olarak kazanan ilk isim oldu. Bu başarıyı daha sonra Franz Beckenbauer tekrar edecekti.


Dünya Kupası Yazı Dizisi

16 Temmuz 2009 Perşembe

1974 Dünya Kupası


1970’de Brezilya’nın kupayı üçüncü kez kazanmasının ve kupanın ebedi sahibi olmasının ardından yeni bir isme ve yeni bir kupaya ihtiyaç vardı. O zamana kadar Dünya Kupası fikrini ortaya atan Julet Rimet’nin ismiyle anılan kupa, artık FIFA dünya kupası olarak anılacaktı. Yeni kupanın tasarımı ise İtalyan heykeltıraş Silvio Gazzaniga tarafından gerçekleştirildi.

Elemeleri geçemeyen İngiltere, Fransa ve İspanya, son Avrupa Şampiyonu Almanya’nın ev sahipliğinde gerçekleşen turnuvaya katılamadılar. Turnuvaya ilk kez katılan ekipler ise Doğu Almanya, Avustralya, Haiti ve Zaire idi.


Zaire, turnuvayı puansız ve golsüz kapatırken gruptaki diğer maçlar berabere bitince Zaire gruptaki sıralamayı belirleyen averaj takımı oldu. Zaire’ye 9 gol atan Yugoslavya lider olurken, 3 gol atan Brezilya ikinci oldu. Zaire’ye 2 gol atabilen İskoçya ise turnuvanın yenilgi yüzü görmeyen tek takımı olmasına rağmen daha ilk turda elenmiş oldu.

İlk kez katılan bir diğer ekip Haiti de puan alamamıştı ancak 2 gol atmayı başarmıştı. Bu gollerden birinin önemi ise oldukça büyüktü. Haiti’li Emmanuel Sanon’un İtalya’ya attığı gol, milli formayla 12 maçtır ve 1142 dakikadır gol yemeyen İtalyan kaleci Dino Zoff'un serisine son veren gol oldu. Haiti'li Ernst Jean-Joseph ise dünya kupalarında doping yaptığı tespit edilen ilk oyuncu olarak kupa tarihine geçti. Haiti’ye 7 gol atan ve Arjantin ve İtalya’yı da yenerek bu grubu lider tamamlayan son Olimpiyat Şampiyonu Polonya, ikinci grupta ev sahibi Almanya’ya boyun eğerek üçüncülükle yetiniyordu. Polonyalı Grzegorz Lato ise 7 golle turnuvanın gol kralı oluyordu.


Avustralya ise ilk kez katıldığı turnuvada gol kaydedemezken tek puanını Şili karşısında golsüz beraberlikle aldı. Bu grupta oynanan Almanya Şili maçı dünya kupaları tarihinin ilk kırmızı kartına sahne oldu. Dünya kupalarının ilk kırmızı kartını Şili milli takımı kaptanı Carlos Caszely’e gösteren hakem ise kupa tarihinin ilk ve tek Türk hakemi Doğan Babacan’dan başkası değildi. Kırmızı kart kuralı 1970 Meksika Dünya Kupası’nda yürürlüğe girmiş ancak o kupada hiç kırmızı kart gösterilmemişti. İlk kez katılan bir diğer ekip Doğu Almanya da bu gruptaydı ve Almanya’yı da yenerek gruptan lider olarak çıktı.

Hollanda ise oynadığı total futbol ve yıldızı Johan Cruyff ile önce ilk turdaki ardından da ikinci turdaki grubunu lider tamamlayarak finalde ev sahibi Almanya’nın rakibi oldu. 2 yıl önce Olimpiyatların gerçekleştirildiği, bu kez dünya kupası finaline ev sahipliği yapacak olan Münih, kupa tarihinde başkent olmayıp da final maçı oynanan ilk şehir oluyordu.

Final maçına Hollanda başladı. Maçın 80. saniyesinde Almanlar henüz topa dahi dokunamamışken, Johan Cruyff’un ceza sahası içinde yere düşülmesi üzerine maçın hakemi Jack Taylor penaltı kararı verdi. Bu kupa tarihinde final maçında çalınan ilk penaltı oldu. İkinci penaltı için ise çok fazla beklemeye gerek kalmayacaktı. Yaklaşık 25 dakika sonra bu kez Almanlar penaltı kazandı. Şu sıralar Galatasaray’ın yardımcı antrenörlüğünü yapan Johan Neeskens’in penaltısına Almanlar Paul Breitner ile cevap vererek durumu 1-1 yaptı. İlk yarı bitmeden Gerd Müler durumu 2-1’e getirdi. Bu gol turnuvadan sonra milli takımı bırakacak olan ve 68 maçta attığı 62 golle halen Alman milli takımının en golcü futbolcusu unvanını koruyan Gerd Müller’in milli formayla attığı son goldü ve Almanya’ya dünya şampiyonluğunu getirdi. Böylece Almanya Avrupa şampiyonu unvanıyla geldiği Dünya Kupası’nda şampiyon olan ilk takım oldu.

Dünya Kupası Yazı Dizisi

13 Temmuz 2009 Pazartesi

1978 Dünya Kupası

Ev sahipliğini Arjantin’in yapmasına 1966 yılında karar verilen dünya kupası. Ancak turnuvanın başlamasına 2 yıl kala Arjantin’de darbe oldu ve kupanın organizasyon komitesi başkanı Omar Actis'in de içinde bulunduğu binlerce kişi öldürüldü. Buna rağmen kupa askeri yönetimin kontrolünde gerçekleşti.

16 takımın katıldığı son, Coca Cola’nın sponsor olduğu ilk dünya kupası’na Avrupa Şampiyonu Çekoslovakya ve futbolun beşiği İngiltere elemeleri geçemedikleri için katılamadılar. İngiltere üst üste ikinci kez kupanın dışında kalıyordu. Henüz 32 yaşında olan Beckenbauer milli takımı bıraktığı için turnuvada yer almadı, Hollandalı Johann Cruyff ve Alman Breitner de Arjantin’deki siyasi durum nedeniyle kupaya katılmayan önemli isimlerdi.

Turnuva ile ilgili bir başka ilk de FIFA’nın 120 dakikası berabere biten maçlarda penaltılara geçilme kuralını uygulamaya koymasıydı. Ancak turnuva boyunca bu kuralın uygulanmasını gerektirecek bir maç yaşanmadı. Sonucu penaltılarla belirlenen ilk dünya kupası maçı 1982’deki Fransa Almanya maçı olacaktı.

Turnuvaya ilk kez katılan takımlar ise İran ve Tunus’tu. İran, Şah Rıza Pehlevi’nin şampiyon olmaları halinde futbolcu başına vaat ettiği 1 milyon dolar prime rağmen turnuvayı yalnıza 1 puanla tamamlayabildi. Tunus ise Meksika’yı 3-1 yenerek Dünya kupasında maç kazanan ilk Afrika takımı oldu. Bununla da yetinmeyip son dünya şampiyonu Almanya’dan da 1 puan aldı. Ancak yine de grubundan çıkmayı başaramadı.

Taraftar ve medya baskısına rağmen 17 yaşındaki Maradona’nın kadroya çağrılmadığı ev sahibi Arjantin’de forma numaraları alfabetik sıraya göre belirlenmişti. Bu nedenle 1 numaralı formayı bir orta saha oyuncusu olan Norberto Alonso giyiyordu. Arjantin ilk grubunu İtalya’nın ardından ikinci sırada tamamlarken bu gruptaki Fransa, Macaristan maçı, kupa tarihinde bir takımın milli formasından farklı bir formayla çıktığı ilk maç oluyordu. Olay şöyle gerçekleşmişti. Dünya çapında televizyon yayını renkliydi, ancak Arjantin'in maçın oynandığı Mar del Plata’da sadece siyah beyaz yayın yapabilecek ekipmanı vardı. Takımların formalarının siyah beyaz yayında ayırt edilemeyecek olmasından dolayı Fransa, Mar del Plata'nın yerel takımlarından Club Atletico Kimberley’nin yeşil beyaz çizgili formasıyla maça çıkmak zorunda kaldı.

Brezilya gruptaki İsveç maçının sonlarında bir korner kazandı ve bu pozisyonu gole çevirdi ancak hakem Clive Thomas atış kullanıldıktan hemen sonra maçı bitirdiği için golü geçerli saymadı ve maç 1-1 berabere sonuçlanmış oldu. Bu skor, Brezilya’yı grup liderliğinden etse de ikinci tura çıkmasına engel olmadı. İkinci tur grubunda Arjantin’le berabere kalıp diğer iki maçını kazanan Brezilya final için Arjantin, Peru maçının sonucunu beklemeye başladı, ancak Arjantin, Peru’yu kupa tarihinin en şaibeli maçlarından birinde 6-0 yenerek adını finale yazdırdı. Brezilya da böylece tek bir yenilgi bile almadan elenmiş oldu.

İskoç Willie Johnston, FIFA'nın yasakladığı 460 ilaçtan biri olan fencafamine kullanmış ve dopingi anlaşılınca kupadan ihraç edilmişti. Hollandalı Rensenbrink, İskoçya’ya penaltıdan attığı golle kupa tarihinin 1000. golünü kaydetmiş oldu. İkinci tur grubunda Hollandalı Ernie Brandts, İtalya karşısında hem kendi kalesine hem de rakip kaleye gol atarak kupa tarihinde bir ilke imza attı. Hollanda bu maçı 2-1 kazanarak adını finale yazdırdı. Bu grupta yer alan son dünya şampiyonu Almanya üst üste 4. kez dünya kupası finallerine Helmut Schon yönetiminde geldi. Takımını finale taşıyamamanın hayal kırıklığıyla bu kupadan sonra görevinden ayrılan Schön, halen kupa tarihinde takımının başında en çok maça çıkan teknik adam olma ünvanını koruyor.

Ev sahibi Arjantin ile Hollanda’yı karşı karşıya getiren final maçında normal süre 1-1 sona erdi. Rensenbrik’in normal sürenin son dakikasında direkten dönen topu, takımını şampiyonluktan onu da gol krallığından etti. Uzatmalarda bulduğu gollerle maçı 3-1 kazanan Arjantin ilk kez dünya şampiyonu oldu. Arjantin’in ülke dışında forma giyen tek futbolcusu olan Mario Kempes, final maçında 2 gol atarak, toplamda 6 gole ulaştı ve gol kralı oldu. Üst üste 2. kez finalde ev sahibine kaybeden Hollanda seremoniye çıkmadı. Kupaya dair en unutulmaz kare ise konfeti yağmuru altında iki kolunu da havaya kaldırıp gollerini kutlayan Mario Kempes’in görüntüsüydü.

Dünya Kupası Yazı Dizisi

12 Temmuz 2009 Pazar

1990 Dünya Kupası

Resmi şarkısı ve maskotu en güzel olan dünya kupası. SSCB, İngiltere ve Yunanistan’ın arasından sıyrılan İtalya, Meksika’nın ardından dünya kupasına ikinci kez ev sahipliği yapan ikinci ülke oldu.

Brezilya ilk kez finallerin dışında kalma tehlikesi yaşadı. Brezilya ile Şili arasında oynanan eleme grubu son maçında Şilili futbolcular tribünden gelen yanıcı bir maddenin kalecilerinin yaralanmasına neden olduğunu öne sürerek maçtan çekildiler ve itirazda bulundular. FIFA Şili’yi galip ilan etseydi brezilya tarihinde ilk kez bir dünya kupasına katılamayacaktı, ancak FIFA yanıcı maddenin kaleciye temas etmediğini tespit etti ve maçı kesildiğindeki skor olan 2-0'la tescil etti ve Şili’yi de 1994 Dünya Kupası elemelerine katılmamaklar cezalandırdı.

Turnuvaya ilk kez katılan ekipler Kosta Rika, İrlanda Cumhuriyeti ve Birleşik Arap Emirlikleri’ydi. Bu takımlardan B.A.E. hiç puan alamazken, Kosta Rika grubunda İsveç ve İskoçya’yı mağlup edip Brezilya’nın ardından ikinci olarak son 16 takım arasına kalmayı başardı ancak 2. turda Çekoslovakya’ya 4-1’le boyun eğdi. İrlanda ise elde ettiği 3 beraberlikle grubundan çıktı ve ikinci turda Hagi’li Romanya’yı daha sonra Samsunspor'da oynayacak olan Timofte'nin kaçırdığı penaltıyla eledi. İlk kez katıldığı finallerde hiç maç kazanmadan çeyrek finale çıkan İrlanda, ev sahibi İtalya’ya 1-0 yenilerek turnuvaya veda etti.

Açılış maçında son şampiyon Arjantin’i yenen, S.S.C.B.’ye 4-0 yenilmesine rağmen grubunu lider tamamlayıp, kupa tarihinde eksi averajla grubunu lider bitiren ilk takım olan Kamerun turnuvanın sürpriz takımı olmuştu. İkinci turda da Kolombiya’yı eleyip kupa tarihinde çeyrek finale yükselen ilk Afrika ekibi oldular ve çeyrek finalde turnuvanın en zevkli maçlarından birinde İngiltere’ye karşı 2-1 öndeydiler. Ancak Gary Lineker’in 2 penaltı golü skoru 3-2’ye taşıdı ve Kamerun turnuvaya veda etti. Kamerun’un bu performansı FIFA’nın, Afrika’nın kontenjanını 2’den 3’e çıkarmasında etkili oldu.

Arjantin ise turnuvaya Kamerun yenilgisiyle başlayıp grubundan güçlükle çıkabilmesine rağmen ikinci turda Brezilya’yı 1-0 yenip, çeyrek finalde de Yugoslavya’yı penaltılarla eleyerek yarı finalde ev sahibi İtalya’nın rakibi oldu. Ev sahibi İtalya, yarı finale gelene kadar oynadığı 5 maçı da kazanmış ve attığı 7 gole karşın kalesinde 1 gol bile görmemişti. İki takım Maradona’nın futbol hayatını sürdürdüğü Napoli’de karşı karşıya geldi. Bazı Napoli taraftarlarının kendi milli takımlarını değil de Napoli’yi şampiyonluğa taşıyan Maradona’nın takımı Arjantin’i desteklemesi ise kupanın ilginç yanlarından biriydi. İtalya, turnuvaya sadece 1 kez milli olmuş bir futbolcu olarak gelen ve kariyeri boyunca milli formayla attığı 7 golünün 6’sını bu turnuvada atarak hem gol kralı hem de en değerli oyuncu olan Salvatore Schilacci’nin golüyle 1-0 öne geçti. İlk yarının sonu ise ilginç bir olaya sahne oldu. Hakem Michael Vautrot zamanı unutunca yanlışlıkla ilk yarının sonuna 8 dakika eklemiş oldu. İkinci yarıda ise Arjantinli Caniggia, daha sonra teknik direktör olarak ülkemizde Gaziantepspor’u da çalıştıracak olan Walter Zenga'nın 517 dakikalık Dünya Kupaları tarihinin en uzun süre gol yememe rekoruna son verdi. İtalyanlar’ın turnuva boyunca yedikleri bu tek gol, penaltılarla Arjantin’e elenmelerine neden oldu.

Diğer yarı finalde ise, çeyrek finalde Kamerun’u eleyen İngiltere, son Avrupa Şampiyonu Hollanda ile Çekoslovakya’yı eleyerek yarı finale gelen Almanya’ya rakip oluyordu. Normal süresi 1-1 biten maçta Almanya penaltılarla İngiltere’yi eleyip kupa tarihinde üst üste üçüncü kez finale çıkan ilk takım olmayı başardı. Her iki yarı finalin de penaltılarla sonuçlandığı ilk Dünya Kupası’nda finalin adı tıpkı 4 yıl önce olduğu gibi yine Almanya – Arjantin oluyordu.

Arjantinli Pedro Monzon, ikinci yarının ortalarında gördüğü kırmızı kartla Dünya Kupası finalinde kırmızı kart gören ilk oyuncu oldu. Sayı avantajını yakalayan Almanya son dakikalara doğru Brehme’nin ayağından bulduğu penaltı golüyle maçı 1-0 kazandı ve 6. finalinde üçüncü şampiyonluğunu elde ederek kupa tarihinin en başarılı takımı oldu. Ancak bu ünvanı yalnızca 4 yıl koruyabildiler. Maçı 9 kişiyle tamamlayan Arjantin ise Dünya Kupası finalinde gol atamayan ilk takım oldu. Şampiyon Almanya’nın teknik direktörü Franz Beckenbauer, Mario Zagallo’dan sonra kupayı hem futbolcu hem de antrenör olarak kazanan ikinci isim oldu. Bununla birlikte hem takım kaptanı hem de antrenör olarak kazanan ilk isim de oluyordu.

16 kırmızı kartla önceki iki dünya kupasının toplamından daha fazla kırmızı kart gösterilen turnuva 2.21 gol ortalaması ile en az gol atılan dünya kupası olmuştu. Bu durum FIFA’nın bir sonraki turnuvadan itibaren 3 puanlı sisteme geçmesine neden oldu.

Bütün bu hikayenin içerisinde benim kupaya dair en canlı anılarım üzerinde İtalya 90 logosu bulunan cırt cırtlı spor ayakkabılarım ve mahalle maçlarında Schilacci ben olacağım diye kavga eden çocuklar.

Dünya Kupası Yazı Dizisi

8 Temmuz 2009 Çarşamba

1982 Dünya Kupası

Bu turnuva FIFA’nın katılımcı ülke sayısını 16’dan 24’e çıkarmasıyla tüm kıtaların temsil edildiği ilk dünya kupası olmuştu. Buna rağmen son iki kupanın finalisti Hollanda'nın katılamaması ise büyük sürprizdi. Tamamen deri topla oynanan son turnuvaya ilk kez katılan ekipler Cezayir, Kamerun, Kuveyt, Honduras ve Yeni Zellanda'ydı. Bu takımlardan Yeni Zellanda, Kuveyt ve Honduras gruplarında sonuncu olmaktan kurtulamadılar.

Kuveyt’in Fransa ile oynadığı maç ise ilginç bir olaya sahne oldu. Maç 3-1 devam ederken Kuveytli oyuncular tribünlerden gelen bir düdük sesiyle duraksamış ancak durmayan Fransız Giresse golünü atmıştı. Bunun üzerine sahaya inen Kuveyt Futbol Federasyonu başkanı ve Kuveyt emirinin kardeşi Sheikh Fahid Al-Ahmad Al-Sabah (Maşallah isme bak), hakemi takımını sahadan çekmekle tahdit ederek golün iptalini sağlamıştı. Fransızlar daha sonra bir gol daha bulup maçı 4-1 kazanırken Al-Sabah da bu hareketinden dolayı 10000 dolarlık cezaya çarptırılmıştı. Nasıl da zorlanmıştır öderken 10000 doları.


İlk kez katılan bir başka ekip Cezayir ise Almanya'yı 2-1 yenerek bir dünya kupası maçında bir Avrupa takımını yenen ilk Afrika takımı olmayı başarmıştı. Şili'yi de yenen Cezayir tüm maçlarını tamamlayıp gruptan çıkmak için Almanya Avusturya maçının sonucunu beklemişti. Ancak dünya kupaları tarihine kara bir leke olarak geçen bu maçta Almanya her iki takımı da bir üst tura taşıyan 1-0’lık bir galibiyet alarak Cezayir’i turnuvanı dışına itmişti. Kim bilir belki o gün Cezayir tur atlayıp kupada ses getiren bir performans sergileyebilseydi, belki Zidane da ilerleyen yıllarda Fransa yerine Cezayir milli takımında oynamayı tercih ederdi. Almanya-Avusturya maçı FIFA’nın bundan sonraki turnuvalarda uygulamaya koyduğu gruptaki son maçlar aynı saatte oynanır kuralının yaratıcısı oldu.
İlk kez katılan bir başka Afrika temsilcisi Kamerun ise İtalya’nın da bulunduğu grupta tüm maçlarını berabere bitirmiş ve yenilgisiz olarak turnuvaya veda etmişti. İtalya ise aynı gruptan üç maçını da berabere bitiren diğer takım olarak çıkıyor ve dünya kupaları tarihinde galibiyet almadan gruptan çıkan ilk takım oluyordu.
Turnuvanın açılış maçında Belçika, Arjantin'i 1-0 yenerek son 4 kupada golsüz geçen açılış maçlarının sessizliğini bozuyordu. Maradona'lı Arjantin ikinci tur gruplarında kupaya veda ederken Maradona da turnuvayı Brezilya maçında kasti olarak yaptığı hareketten dolayı gördüğü kırmızı kartla noktalayarak hayal kırıklığı yaratıyordu. Belçika’nın Arjantin'i yenerek önemli bir sürprize imza attığı grubun diğer iki temsilcisi arasında oynanan maç ise dünya kupaları tarihine geçmişti. Macaristan bu maçta El Salvador'u 10-1 yenerek dünya kupaları tarihinin en farklı galibiyetini alıyordu. Macar Kiss de bu maçtaki performansıyla dünya kupaları tarihinde oyuna sonradan girip hat-trick yapan ilk oyuncu olmakla kalmıyor ayrıca dünya kupaları tarihinin en hızlı hat-trick’ini de yapıyordu. Macaristan bu maça rağmen gruptan çıkamamıştı.
Turnuvanın yarı finallerinden ilki ikinci tur grubunda evsahibi İspanya'yı ve İngiltere'yi geride bırakan, Derwall'in Almanya’sı ile Avusturya ve K.irlanda’nın bulunduğu ikinci tur grubundan rahat lider çıkan Fransa’yı karşı karşıya getirmişti. Almanya Fransa’yı penaltılarla elerken Schumacher’in Battison’u hastanelik eden hareketi çok konuşulmuştu.


İtalya ise ikinci turda Arjantin ve Brezilya’nın olduğu ölüm grubundan çıktıktan sonra yarı finalde de Rossi’nin golleriyle Polonya'yı yenip finalist olmuştu. İtalyan Cabrini'nin dünya kupaları tarihinde finalde penaltı kaçıran ilk oyuncu olduğu maçı İtalya 3-1 kazanıp dünya şampiyonu olmuştu. Şike yaptığı için aldığı 2 yıl futboldan men cezasını turnuvanın başlamasına az bir zaman kala tamamlayan Rossi ise son üç maçta attığı altı golle kupanın gol kralı olmuştu.

Dünya Kupası Yazı Dizisi
Blog Widget by LinkWithin